Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 2023 yılında uygulamaya alınan döviz dönüşüm desteğinde, 1 Ekim 2026 itibarıyla yeni bir döneme geçilmiştir. Dolayısıyla söz konusu tarih, desteğin ilk kez uygulanmaya başladığı tarih değil, mevcut destek mekanizmasının koşullarının yeniden düzenlendiği tarihtir.
Firmaların yurt dışı kaynaklı dövizlerini aracı bankalar vasıtasıyla TCMB'ye satmaları karşılığında yararlanabildikleri bu destek; gümrük beyannamesine dayalı mal ihracatı, hizmet ihracatı, Türkiye'de yabancılara sunulan hizmetler ve serbest bölgelerden yurt dışına yapılan satışlar gibi işlemlerden kaynaklanan uygun döviz gelirlerini kapsamaktadır.
Yeni uygulama döneminde döviz pozisyon oranı, destekten yararlanılabilecek azami döviz satış tutarı, yıllık destek üst sınırı ve meslek mensuplarınca düzenlenecek bildirim formu öne çıkan konular arasındadır.
Bu çalışmada, yeni uygulamanın temel esasları ile firmalar, serbest muhasebeci mali müşavirler (SMMM), yeminli mali müşavirler (YMM) ve aracı bankalar açısından önem taşıyan hususlar değerlendirilmektedir.
1. Döviz Pozisyon Bildirim Formu ve 15 Günlük Geçerlilik Süresi
Döviz dönüşüm desteğinden yararlanmak isteyen firmaların, SMMM veya YMM tarafından tespit edilerek imzalanmış Döviz Pozisyon Bildirim Formu'nu aracı bankaya ibraz etmeleri gerekmektedir.
Form, düzenlendiği tarihten itibaren 15 gün süreyle geçerlidir. Bu süre içerisinde gerekli koşulları sağlayan birden fazla döviz satış işleminde kullanılabilmesi mümkündür. Dolayısıyla her döviz satış işlemi için ayrı bir form düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, sürekli yurt dışı kaynaklı döviz geliri elde eden firmalarda formun geçerlilik süresinin kısa olması, hem işletmeler hem de meslek mensupları bakımından ilave iş yükü oluşturabilecektir.
2. Döviz Pozisyon Oranı ve Altın Varlıklarının Değerlendirilmesi
Yeni uygulamanın önemli koşullarından biri, firmanın döviz pozisyon oranının %10'u aşmamasıdır.
Oranın hesabında, uygulama talimatı kapsamında dikkate alınan döviz ve altın varlıklarının Türk lirası karşılığı esas alınmaktadır. Paydada ise firmanın önceki yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamesi ekinde yer alan aktif toplamı ile net satış hasılatından yüksek olan tutar kullanılmaktadır.
Döviz Pozisyon Oranı = Hesaplamaya Dâhil Edilen Döviz ve Altın Varlıklarının TL Karşılığı / Maksimum (Aktif Toplamı, Net Satış Hasılatı)
Bu oranın %10'u aşması hâlinde destekten yararlanılamamaktadır. Buna karşılık, oranın tam olarak %10 olması tek başına engel oluşturmamaktadır.
Altın varlıklarının hesaplamaya dâhil edilmesi, özellikle önemli tutarda fizikî veya kaydî altın bulunduran işletmeler bakımından döviz pozisyon oranını yükseltebilecektir.
3. Döviz ve Altın Varlıklarının Değerlemesi
Döviz pozisyonunun hesaplanmasında, ilgili yılın ilk iş gününe ait TCMB döviz alış kurlarının esas alınması öngörülmektedir.
2026 yılı için uygulanacak bazı kurlar şöyledir:
ABD doları (USD): 42,8810 TL; Avro (EUR): 50,2933 TL; İngiliz sterlini (GBP): 57,5986 TL.
Altın varlıkları bakımından ise Borsa İstanbul tarafından ilgili yılın ilk iş günü ilan edilen fiyatların esas alınması söz konusudur.
Bununla birlikte, fizikî altının türü, saflığı, miktarı ve değerleme ölçütleri uygulamada farklı değerlendirmelere neden olabilecektir.
4. Desteğe Konu Olabilecek Azami Döviz Satış Tutarı
Yeni dönemde firmaların destek kapsamında gerçekleştirebilecekleri döviz satışları bakımından, firmanın yarattığı katma değerle bağlantılı bir üst sınır öngörülmektedir.
Bu sınırın belirlenmesinde önceki yıla ilişkin faaliyet kârı ile ilgili yılın ücret ve ödenmiş sosyal güvenlik primi tutarları dikkate alınmaktadır.
Azami Döviz Satış Tutarının TL Karşılığı = Faaliyet Kârı + Ücretler + Ödenmiş SGK Primleri
Faaliyet kârı bulunmayan firmalarda, ilgili koşulların sağlanması kaydıyla işgücü maliyetine dayalı hesaplama yapılabilmesi mümkündür.
1 Ekim–31 Aralık 2026 dönemi bakımından ise yıllık hesaplamayla bulunan tutarın dörtte biri (%25) esas alınmaktadır.
Öte yandan, faaliyet kârı bulunmayan firmalar ile yeni faaliyete başlayan firmaların durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Önceki yıla ait kurumlar vergisi beyannamesi bulunmaması, tek başına bütün yeni firmaların destekten kesin olarak yararlanamayacağı biçiminde yorumlanmamalıdır.
5. Yıllık Destek Üst Sınırı
Döviz dönüşüm desteği kapsamında bir takvim yılında alınabilecek destek tutarı için 100.000.000 TL üst sınır öngörülmektedir.
1 Ekim–31 Aralık 2026 dönemi bakımından ise bu sınır 25.000.000 TL olarak dikkate alınmaktadır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, söz konusu tutarların satılabilecek döviz miktarını değil, alınabilecek azami destek ödemesini ifade etmesidir.
6. Döviz Dönüşüm Desteği Oranı
Döviz dönüşüm desteğinin genel oranı %2'dir.
2023/5 sayılı Tebliğ'in geçici düzenlemesi kapsamında, 31 Ocak 2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) %3 oranının uygulanması öngörülmektedir.
Destek tutarı, uygun döviz satışının dönüşüm tarihindeki Türk lirası karşılığı üzerinden hesaplanmaktadır.
Örneğin, diğer koşulların sağlandığı ve satış limitinin aşılmadığı varsayımıyla, 10.000.000 TL karşılığında döviz satışı gerçekleştiren bir firma için %3 oranı üzerinden hesaplanan destek tutarı 300.000 TL olacaktır.
Bu hesaplama yalnızca destek oranının etkisini göstermek amacıyla verilmiştir. Fiilî destek ödemesi, ilgili mevzuat ve uygulama talimatındaki diğer şartlara bağlıdır.
7-Sonuç ve Değerlendirme
Döviz dönüşüm desteğinde 1 Ekim 2026 itibarıyla başlayan yeni dönem, firmaların yurt dışı kaynaklı döviz gelirlerini Türk lirasına dönüştürmelerine yönelik teşvik mekanizmasını yeni koşullara bağlamıştır.
Özellikle %10 döviz pozisyon sınırı, faaliyet kârı ve işgücü maliyetine dayalı döviz satış limiti, yıllık destek üst sınırı ve meslek mensuplarınca düzenlenecek bildirim formu, uygulamanın temel unsurlarını oluşturmaktadır.
Yeni sistemin etkin biçimde uygulanabilmesi için hesaplama yöntemlerinin açık, tespit süreçlerinin uygulanabilir ve meslek mensuplarının sorumluluklarının belirli olması önemlidir.
Kanaatimizce, uygulamada karşılaşılabilecek tereddütlerin giderilmesinde TCMB, aracı bankalar ve meslek örgütleri arasında etkin koordinasyon sağlanması yararlı olacaktır.